Girişimci Doğmak

Girişimci Doğmak

15 August 2026 Dönüşüm Yönetim 1 Görüntülenme

Düşüncemiz biraz daha farklı olmalı.

Türk milleti olarak fikir üretmeyi seven bir topluluk olduğumuzu, ancak çoğunlukla sohbet esnasında yaptığımızı biliriz. Aslında son derece hırslı ve inatçı insanlar topluluğu olmamıza rağmen, uzun süreli projeler genellikle çok tercihimiz olmaz ve genellikle çabuk meyve verecek işlere yönelik yatırım yapmayı da tercih ederiz.

Girişimcilik, Ortaçağ'da kullanılan 'entreprendere' kökünden gelen 'iş yapan' anlamına gelmekte. Bu tanım zamanla değişerek, gelişmiş ve 20. yüzyılda bu kavram daha çok risk alma, yenilikleri yakalama, fırsatları değerlendirme ve tüm bunların hayata geçirilme süreci olarak anlamlandırılmaya başlamıştır.

Her şeyden önce farklılık oluşturabilme özelliğine sahip olmak, cesaretli, risk alabilen, hızlı karar vermekten çekinmeyen ve en önemlisi de yapmayı planladığı işe yönelik olarak azimli bir tutum sergileyebilmeli.

Japon insanlarının son derece yeni fikirler oluşturduğunu düşünürüz, ama demek ki gerçekte farklılık oluşturabilme özelliğe sahip insanların sayısı son derece az iken, üretilmiş fikirleri sanayiye ve kazanca dönüştüren insan sayısının çok daha fazla olduğunu söyleyebilmek mümkün.

Biz ülkemizdeki duruma bakacak olursak, ürettiğimiz çok fazla fikrin olması ve akıllı insanların da fazlalığı gibi pozitif özelliklere sahip olmamıza rağmen, son derece düşük oranda girişimcinin var olduğunu görmekteyiz. Aslında bu durum risk almaktan kaçan ve sabit gelirli, garantili ve stabil işlere yönelen bir toplum olduğumuz gerçeğini ortaya koymakta.

Girişimciler açısından baktığımızda, sadece özgün fikirler oluşturmak, risk almak ve yatırıma kalkışmak da tek başına bir anlam taşımıyor; bu konuda düşüncemizi hayata geçirmeden önce mutlaka pazar araştırmaları yaparak doğru yerde doğru işi yapmayı hedeflemeliyiz.

Rekabetin son derece yüksek, ekonomik krizlerin dünyanın her yerinde hissedildiği günümüzde, girişimci kişilerin sayısını arttırmaya çalışmak zorundayız. Girişimciliğin artması, müteşebbis insanların sayısının fazlalaşması konusunda gerek devletimize, gerek cesaretle verecekleri uygun kredilerle finans kurumlarına, gerekse sivil toplum örgütlerine son derece önemli vazifeler düşmektedir.

Yarın hepimiz biraz daha farklı düşünerek, işimizi nasıl geliştirir, farklı neler yapabilir, en azından var olan işimizi daha iyi ve verimli nasıl yapabilirizi düşünelim; zaten ülkemizin geleceğini düşünmek ve planlamak da bizim görevimiz değil mi?

Dönüşüm Yönetim olarak bu konuyu işletme müdürleri ve üst yönetim ekipleriyle sahada uygulanabilir hale getiriyoruz.

İlgili Yazılar

30 dk istişare · Darboğazı netleştirin