Yönetici Yumuşak Kuralcı Olmalıdır

Yönetici Yumuşak Kuralcı Olmalıdır

24 July 2026 Dönüşüm Yönetim 2 Görüntülenme

Yumuşaklık ile kuralcılık zıt sanılır; doğru tanımlandığında yönetim becerisini güçlendirir.

Yönetimde istediğimiz; üst ve amirlerin “yumuşak kuralcı” olmasıdır. Maalesef bu iki özellik birbirinin zıddı veya çatışacağı zannedilir. Tanımları doğru öğrenip kullanırsak farkındalığımız artar, yönetim becerimiz gelişir.

Yumuşak Olmak Ne Demektir?

Üstün; nazik, kibar ve tatlı dil ile ikna etmeyi hedeflemesidir.

Yumuşak olduğunuzda suistimal edenler çıkabilir. Bu yüzden: yumuşak olacağız diye kurallardan taviz verilemeyeceği açıkça izah edilmelidir. Astın hürmeti üstün sert olmasına, üstün şefkati de astın lakaytlığına sebep olmamalıdır.

  • Toplu izahat ile mesafe ve hürmetin korunması anlatılmalıdır.
  • Birkaç kişinin suistimali olacak diye yumuşaklık terk edilemez; herkese sert olunamaz.

İstenmeyen yanlış: Sert, kaba, sinirli, kızgın, agresif, bağıran, suçlayan yönetici olmak.

Kuralcılık Ne Demektir?

Daha önce kazanılmış tecrübelerden oluşmuş prosedür ve kuralları aramak ve yaptırmaktır. Zıddı: laçka, disiplinsiz, düzensiz olmaktır. “Vazifede merhamet vatana ihanettir” sözü bu manayı ifade eder.

Kuralcılık; kuralı yalnızca söylemek değil, uygulamak ve sahada aramak; uygulanmadığı görülünce önleme ve mentorlük yapmaktır.

Kuralcılık ≠ Kuralperestlik

Kuralperestlik istenmez. Kuralperest için kurallar araç değil amaçtır; fayda için değildir. Şartlar değiştiği halde revizyon gerektiren kararı yanlış bile olsa uygulamaya çalışır. İnisiyatif kullanmaz, kuralı değiştirmek için öneri getirmez. Maksat çoğu zaman işin/toplumun menfaati değil; sorumluluk almamak ve riske girmemektir.

İstediğimiz kuralcı kişi: Düzen ve süreklilik için kural koyan/arayan; uygulanması gereken kuralı taviz vermeden uygulayan kişidir. Esas olan insanların menfaatidir; kurallar araçtır.

Yumuşak Kuralcı Uygulaması

  • Hata yapıldığında kişi değil davranış cezalandırılır: “Sen iyisin ama davranış yanlış.” / “Seni hâlâ seviyorum ama bu yaptırımı uygulamak zorundayım.”
  • Uyarılar bire bir yapılmalıdır.
  • Toplu uyarılarda tehdit/fırça havası değil; davranış odaklı anlatım esas alınmalıdır.
  • Topluluk içinde “emsal olsun” diye birini cezalandırmak veya bu doğruların tersini yapmak; korku ve itaat kültürünü doğurur.

İlgili Yazılar